8 Kasım 2009 Pazar

"Hiç bir dönemin şiiri, kötü örneklerden kalkılarak açımlanamaz..."

Yağmur Dergisi sormuş V. B. Bayrıl yanıtlamış. 80 Sonrası Şiir İçin Ne Dediler başlıklı soruşturmadan...





80' li yılların şiir anlayışının '9O'lı yıllara oranla belirgin bir şiir anlayışı, bakış açası geliştirdiğinden ve 9O'lı yıllar Türk şiirinin buna eklemlendiğinden bahsedebilir miyiz?

'80'li yıllar şiirinin '90'lara oranla daha belirgin bir şiir anlayışı getirdiği doğrudur. '90'lı yıllar şairlerinin büyük bir çoğunluğu kendilerinden önce açılmış bu yolda ilerlemeyi seçtiler, bunu yaparken de teorik anlamda bir şeyleri sorgulamayı düşünmediler. Daha çok -şiirde nasıl olabiliyorsa o-gündemde kalmayı "rant" sahibi olmayı öncelediler. Şiire adanmayı, şiirin "mihnetini" çekmeyi, sanatkarlığı küçümsediler. .. Bir suçlama değil, bir gözlem, tesbit olarak belirtiyorum.

'80 sonrası şiirde özellikle bazı genç şairlerimiz de zemini doldurulmamış, kısır imgelerle dolu büyük bir olasılıkla müellifinin dahi özümseyemediği bir takım mistik, arkaik çağrışılarla dolu söz dizinimleri "şiir" edinilmeye çalışılmış. İşte bu noktada, şiir olanla olmayanı ayırabilmek, onu problematize etmekle mi mümkün?

Hiç bir dönemin şiiri, kötü örneklerden kalkılarak açımlanamaz... "Kısır imgeleri", "müellifinin özümseyemediği mistik, arkaik çağrışımlar" gözlemlerinin hangi somut dizelere, şiire karşı yapıldığı bilinmediği sürece, kötü örneklerden kalkılarak genellemelere, dahası indirgemeler yapılmasına karşıyım. Şiir olan ile olmayanı ayırmanın bence ölçütü, şair'in dil'e tasarruf eylemi, pratiğidir... Şiir olan ancak dil ile ilişkisi açısından betimlenebilir bence. En azından benim ana ölçütüm budur.
Digg Google Bookmarks reddit Mixx StumbleUpon Technorati Yahoo! Buzz DesignFloat Delicious BlinkList Furl

0 yorum: on ""Hiç bir dönemin şiiri, kötü örneklerden kalkılarak açımlanamaz...""